9 Eylül 2012 Pazar

Döndük ;)




Tatil çok güzeldi ve çok çabuk bitti.
Ananemin puf puf hamurları ve gözlemeleri ile güne başlamak müthişti.
Bol bol yüzdük kızımla, eğlendik.
 Uzun yürüyüşler yaptık.
İncim uyurken kitap okudum doya doya.
Dinlendik, gezdik, enerji depolayıp evimize döndük.
Kuzum evini öyle özlemiş ki.

Bir yaz daha geçti gitti anlamadan.

Neyseki anıları tazeleyecek bir dolu fotoğraf var elimizde :)


23 Ağustos 2012 Perşembe

Beklenen tatil yarın başlıyooor :)



Geçen yazdan kareler, İncim miniminicikken ;)

İncimle tatilimiz kısmetse yarın başlıyor, 3 hafta kuzumla beraberim.
Son günlerde sabah uyanıpta beni evin içinde arayışlarına ve annem gitmiş diye ağlamasına çok üzülüyorken bu izin çok iyi gelicek ikimize de.
Eşimde pazartesi günü gelicek yanımıza inşallah.

İki kitap alıyorum yanıma bakalım okuyacak zaman bulabilecekmiyim?
Okuyacağım kitaplardan ilki Kimya Hatun, diğeri ise Hayat Bazen Tatlıdır.

Deniz otobüsünde geçicek 3 saat gözümde büyüyor.
İncimi oyalayacak bir çok şey aldım çantama ama ne kadar etkili olacak kestiremiyorum.
Umarım keyifli anılar biriktirerek mutlu bir şekilde döneriz evimize.
Yine hatıra olarak bir kaç parça midye kabuğu eşlik edicek bana.
İnci de çok sevdi deniz kabuklarını, bayramda uzun süre zaman geçirdi onlarla oyuncak niyetine.

Biz dönünceye dek kendinize çok iyi bakın!
İyi dileklerinizi eksik etmeyin lütfen.

Sevgiler ;)

16 Ağustos 2012 Perşembe

emziğe veda :) 25.ay biterken..

Kızımın günlüğüne yazdım ama buraya yazmak kısmet olmadı yenilikleri.
Bu ayın en önemli gelişmesi bana göre emziği bırakmasıydı İncimin.
İlk gün biraz zorlandık, gece uyanıp istediğinde uzun uzun anlattım ona emziğin olmadığını.
O da kendince bir hikaye uydurup buna inandırdı kendini :)
Sorduğumuzda sinek yemiş bitirmiş gibi birşeyler anlatıyor :)
Biberonu yalnızca gece süt içerken kullanıyoruz onun dışındaki içeceklerini minik bardağından tüketiyor.
Geçen hafta dedesiyle parka gittiğinde salıncak çarptı minik kuzuma.
Burnu morardı, dudağı patladı :( O minik burnuna her baktığımda içim burkuldu.
Allah esirgedi, daha kötü birşey olmadı bin şükür..
İştahı çok azaldı, binbir çeşit oyunlarla yedirmeye çalışıyoruz yemeğini.
Oyunlara ilgisi arttı, özellikle tahtaya harfler dizerken çok eğleniyoruz.
Babayı benden kıskanmaya başladı.
Bir gece kuzenimde kalmaya gitti, o gece benim için zor geçti.
Öyle çok gitmek istedi ki engel olamadık bile :)
Eşyalarını çantasına doldurduk ve kuzum ananesiyle tatili haricinde ilk kez evden ayrı bir gece geçirmiş oldu.
Evden daha çıkar çıkmaz öyle çok özledim ki (neredeyse gidip geri getirecek kadar) bir daha ne zaman izin veririm bilmiyorum.
Çok mutlu olduğu telefondaki sesinden belliydi, eğlenmiş, oyunlar oynamış ve güzelce uyumuş bebeğim.
Sabah erkenden koşa koşa gittim almaya, oda özlemiş uzun uzun sarıldık.
Güzel bir anı oldu bizim için.



28 Temmuz 2012 Cumartesi

Yeni keşfettim! *patates mantısı*



Bugünlerde pek bloguma giremedim ama arkadaşlarımı takipteyim :)

Yeni öğrendiğim bu pratik tarifi blogumda paylaşmak istedim.

Patates mantısı ilk duyduğumda garip gelmişti, yapılışını öğrendim ve hemen denedim. Kızımda benim gibi içinde patates olan her yemeği seviyor, bundan sonra bu yemek sıkça menümüzde yer alıcak.

Gelelim yapılışına:

Patatesler haşlanır, ezilir. Ardından tuz ve ince doğranmış maydanoz ile karıştırılarak beklemeye alınır.
Ayrı bir tavada kıyma ve soğan kavrulur. Biraz kavrulduktan sonra içine istediğimiz baharatları ilave ediyoruz. Ben köri, reyhan, karabiber, zerdeçal,tuz ve pulbiber ilave ettim.
Sıra geldi mantıyı şekillendirmeye;
Patatesten mandalina büyüklüğünde parçalar kopartıp elimizde açıyoruz ve ortasına kıymalı içten koyup kapatıyoruz. Ben iş dönüşü iftar için hızlı hızlı yaptığım için şekillerine çok özen gösteremedim. Bir sonrakine daha iyi olucaklar :)

En son sarımsaklı yoğurt ve yağda kızdırılmış salça-pulbiber karışımı ile süsleyip sunuyoruz.

Hayırlı Ramazanlar diliyorum herkese, sevgiler!

13 Temmuz 2012 Cuma

İncitanem 2 yaşında!


İncim 2 yaşında!

10 Temmuz 2012'de yeni yaşını kutladık çok sevdiklerimizle birlikte.

Canım kızım günden güne büyüyor, benim tatlı prensesim her geçen gün değişiyor.


Kurduğun cümleler, mimiklerin, yürüyüşün daha bir farklılaştı..

Beni hep şaşırtmayı başarıyorsun bebeğim!

Asi prensesim, iyi kalpli meleğim.

Ağlamama hiç kıyamazsın sen ama bunlar sevinçten..

Rabbim ne güzel bir hediye göndermiş bize, şükürler olsun..

Hayatın boyunca o şeker gibi tatlı gülüşün hep etrafındakilere mutluluk saçsın.

Sen gül hep ve güzel olsun her şey canım kızım..

Senin mutlu olmandan başka ne isterim ki ben.


Seni çok ama çok seven annen ,*)

18 Haziran 2012 Pazartesi

İncimle..


Minik kuzum 23 aylık oldu, 10 Temmuzda 2 yaşında olucak!


Bu yazıyı yazmak için ne zaman bilgisayar başına otursam hep bir şey çıktı, yazamadan kapatmak zorunda kaldım. Umarım bu kez tamamlıcam.


23. ayda kelime haznen oldukça genişledi, maşallah bebeğime.
Artık bize daha rahat kafa tutuyorsun :)
Beni parmağında oynattığını her nekadar inkar etsemde, gerçek bu :)
Soru cümleleri kurmaya başladın, markette kasadaki ablaya 1234 defa 'şenin adın ne' diye sordun bugün. Arkasından da 'annenin adı ne' :) Çok mu meraklıyız?
Geçen akşam birşeyler kırıp dökmene ramak kala biraz sesimi yükselttim ki senden hemen karşı tepki geldi:  'bağırma bana'
Odanda oynamayı daha doğrusu dolap çekmecelerini döküp saçmayı çok seviyorsun :)
Sen dağıt ben toplarım seve seve ama arada yorgun düşüyorum o zaman da oyuncaklarla idare etmeye çalışsan olmaz mı kuzum?


Geçen hafta bir gece çok ateşlendin ve biz seni suya sokmak durumunda kaldık. Oyuncaklarınla birlikte pembe küvetinde oldukça eğlendin, ayaklarını çırptın, bebeklerini yıkadın. Sonrasında çıkmak istemedin normalde yıkanmamak için ağlardın bu sefer çıkmıcam diye ağladın. Umarım denize gidince de böyle güzel güzel eğlenirsin bebeğim.


Dün akrabamızın bahçesinde minik ellerinle erik topladın ve eteğine doldurduk hepsini.
Tam senin boyuna göre bir ağaçtı, çok keyif aldın.



Bahçeli bir ev özlemimiz nasıl artmasın..

9 Haziran 2012 Cumartesi

yastık savaşları :)




İncişkom yastıklarla oynamayı çok seviyor.
Bizim evde yastıklar pek yerinde durmuyor haliyle.
Bu sabahta 08.30 gibi uyandı yaramaz kuzum.
Evi dağıtmakla meşgulüz şu sıralar.
Yanıma çağırınca da cevabı hazır 'İşim vayy'

Herkese mutlu haftasonları :)