4 Ocak 2013 Cuma

Pepe konserinde İnci ve Lina ;)

 
Hafta içi iş güç derken gezmeye pek fırsat kalmıyor
Haftasonlarını değerlendirmeye çalışıyoruz bizde.
Sevgili arkadaşım balyanaklı Linoşun annesi Merve,Pepenin gösterisi var diye arayınca pek sevindim.
İnci Keloğlan ve Pepe'ye bayılıyor, Pepe konserine gidicez diyince nasıl mutlu oldu anlatamam.
Resmen gün saydık. Sonunda beklenen gün geldi ve düştük BKM yollarına.
Yerimiz arkalardaydı ama biz doğru düzgün yerimizde oturmadık zaten :)
Sahne önüne gidip bağdaş kurduk ve böylece pek yakından seyrettik konseri.
Şarkılara hiç susmadan eşlik etti İncişkom.
Konserden sonra birşeyler atıştırıp doğru avm'ye..
Orada oyun alanında hiç durmaksızın koşturan, tırmanan, tünellerden geçen İnci ve Lina,
onlar düşüp kendilerine zarar vermesin diye sürekli peşlerinden koşuşturan biz.
Uzun süre oynadılar, biz bittik onlar hala full enerjiydi.
İmdadımıza eşlerimiz yetişti neyseki, sırtımızı kambur eden çantaları onlara devrettik :)
Yedek kıyafetler, bez, yiyecek ve içecekler derken koca çanta dolusu çıkmışız evden.
Eve döndüğümüzde ben yorgunluktan kıpırdayamaz haldeydim.
Öyle pert olmuşum ki gece uyuyamadım bile..
Ama Linoşun ve kızımın sevinci, heyecanı herşeye değdi.
Şimdi sırada yeni etkinlikler, yeni planlar var :)
 

31 Aralık 2012 Pazartesi

yepyeni bir yıla girerken..



Bu yılda su gibi geçti bitti.
İncim bu sene 2.yaş gününü kutladı şimdi 2,5 yaşına geldi bile :)
Bir çok yenilik oldu kuzumla ilgili.
Kendi odasında uyumaya başladı, emziği bıraktı, kendi yemek yemeye başladı.
Yıl bitmeden Pepenin konserine bile gitti :)

Bol bol fotoğraf çektim, kızımın günlüğüne tatlı konuşmalarını gün gün not ettim, arada kaçırdıklarımda olmuştur elbet ama ilerisi için birçok güzel anı biriktirdim..

2013 yılını da sağlıkla ve huzurla geçirebilmeyi diliyorum hepimiz adına.

İnşallah güpgüzel bir sene olur :)
 

8 Aralık 2012 Cumartesi

haftasonu neşesi ;)




 
Puzzle yapmayı çok sevdi benim minik kuzum.
Ama toplasan 10 dakikayı geçmemiştir oynama süresi.
Sürekli hareket halinde, devamlı yeni birşeyler bulmak lazım dikkatini çekecek.
Evde devamlı bir atraksiyon var, hiç durup oturmak yok :)
O kendi kendini sarj ediyorda, bizde ucundan kıyısından alabilsek o enerjiden de yetişebilsek, ama ne mümkün.
Çoğu zaman yetersiz kalıyoruz, yanında bir oyun arkadaşı olunca pek mutlu oluyor kuzum.
Seneye kısmetse oyun klübüne yazılıcaz ama bu yıl içimize sinmedi, yarım bıraktık başlamışken.
 
Ve bugün büyük babannesinde hamur açmayı öğrendi minik hanım.
Oklavada pek yakıştı minnak ellerine.
Şimdiden yetişiyor bakalım ne börekler açıcak bize :)
 


7 Aralık 2012 Cuma

izinde BiZZZ ;)

1 hafta dediğin nedir ki!
Geçti bitiyor bile.
Çok şükür her günümüzü dolu dolu geçirmeye gayret ettik.
Sabahları kızımın 'anneciiim' diye uyanıp seslenmesiyle başladım güne.
Onun tatlı öpücükleri nasıl güzel bir başlangıç böyle..
Pek evde zaman geçiremedik ama bolca gezip stres attık.
Eşimle uzun zamandır başbaşa biryerlere gidememiştik.
İncim dedesi ve ananesiyle evde oyunlar oynarken bizde yürüyüşler yaptık, sinemaya gittik, yeni yerler keşfettik.
İncimi de bolca gezdirdik, çok sevdiği arabalara, dönen salıncağa bindi ve birlikte keyifli bir akvaryum gezintisi yaptık.
Balıklardan çok, kocaman buz kütlesi hoşuna gitti. Ordan ayrılmak istemedi hiç.
Bolca fotoğraf çektik tabi :)
Evde durduğumuz nadide zamanlarda tatlılar yaptım sürekli.
Bol çikolata soslu browni tarifi buldum biryerlerden.
Pek sevdik ama bolca kalori yüklendik elbette.
Aman dedik şurda bir sonraki iznimize kadar kendimizi az buçuk şımartmışız çok mu :)








30 Kasım 2012 Cuma

28.ay geçerken


 
Blogumu baya ihmal ettim bu aralar.
İncimin defterine yazıyorum neyseki yoksa ışık hızıyla unutuluyor en tatlı anlar..
En güzel dönem buymuş meğer.. Kendini ifade etme dönemi.
Zor yanları da mevcut elbetteki.
 
Her geçen gün bir önceki halini özlüyorsun.
Bebekliğini..
Minik minik tulumların içindeki sevimli hallerini..
Yarım yamalak konuşmalarını.

Ama şimdilerde annecim seni seviyoruuum deyişi var ki beni benden alıyor.
 
Gece uyumadan önceki zamanlarımız çok kıymetli.
Kokusunu doya doya içime çekerken kuzuma kitap okuyorum..
Bu akşamda uzun uzun masal okudum kuzuma.
Sonra ben ütü yaparken sıkılmasın diye birazda sen anlatırmısın bana dedim.
Anlatamam dedi kendinden gayet emin bir şekilde.
Neden kızım dediğimde cevabı çoktan hazırdı 'Çok işim var annee'
 
Bugün işten geldiğimde benim için ayıkladığı koca bir tabak mandalinayı görünce çok mutlu oldum..
Kendisi yerken beni de unutmamış,ananesine 'anneme soyuyorum bunları' demiş benim güzel kuzum..
 
Yarından sonra 1 hafta izin yapıcaz eşim ve kızımla.
Umarım çok keyifli dolu dolu geçirebiliriz bu kısacık zaman dilimini.
 
Pek hevesle bekliyoruz İncimde bizde :)
 
 
 

20 Ekim 2012 Cumartesi

Anne çocuk blogları..Sende var mısın?

Balyanağın annesi sevgili arkadaşım Merve, daha fazla anne çocuk blogu ile tanışmak amacıyla güzel bir etkinlik başlattı blogunda, yazıyı paylaşıyorum. Umarım katılım gün geçtikçe artar.

Bir etkinlik başlatmak istiyorum sevgili bloggerlar,

Bu etkinliği başlatma isteğimde şuradan doğdu.

Blog hayatına önce okuyarak başladım uzun sürede okudum,sonra Sevgi'nin (
Diloş'un Ayak İzleri) teşvikleri ve yardımları sayesinde bloğumu oluşturdum.İlk başlar yardım alarak gitsemde zamanla blogger'ın kolay kullanılırlığı ve yeni kumanda paneli netteki yeni uğraşım oldu.Sonrasında bloğum bir başka Sevgi (Değmesin Yağlı Boya) ile daha güzelleşti anlamlandı.Şüphesiz ki bloğumu en anlamlı hale getiren kızımla yaşadığım deneyimler anılar ve paha biçilemez anlar.

Ben kategorileştirirsek eğer "Anne-Çocuk" bloğu sınıfına daha yakınım,hayata dair herşeyi paylaşıyorum belki ama amacım kızıma ileride okuyacağı elektronik bir günlük verebilmek..

Bu sebepten yola çıkarakta,benim gibi olan daha çok anneyle tanışmak,deneyimlerimizi paylaşmak,daha deneyimli olanlardan ders almak vs gibi bir sürü yan amacım var aslında blog yazarken.

Daha önce gerek blog olarak gerekse facebook,twitter gibi ağlarda bir çok oluşum oldu ama ben sadece anne-çocuk bloğu tutan kişilerin toplandığı bir oluşuma rastlamadım.

Bu yüzden diyorum ki,anne çocuk bloğu tutan tüm dostlar bu yazımın altına link bıraksa ve çocuklarının yaşlarını yazsa,sonra ben onları alfabetik sıra ile listelesem,bu liste hepimizin bloğunun görünen bir yerinde hoş bir resim (daha sonra birlikte belirleyeceğimiz ) ve link bağlantısı ile dursa,hem istediğimiz zaman birbirimize daha kolay ulaşsak,hemde daha çok anne-çocuk bloğu ile tanışsak....


Ne dersiniz,var mısınız?

Sizde ben her telden çalarım ama esas olarak "ANNE ÇOCUK" bloğuyum diyorsanız...Buyrun not bölümüne link yazın....

Not:İsterseniz etkinliğimize diğer anne çocuk bloglarınıda davet edebilirsiniz?

3 Ekim 2012 Çarşamba

İncim

Buraya yazmadığım zamanlarda bir dolu yenilik oldu hayatımızda.
Bir hevesle başladığımız yuvadan bir haftayı doldurur doldurmaz ayrılmak durumunda kaldık..
İncim başlarda çok severek gitti, hiç ağlamadığını görünce kameradan acayip mutlu oldum bende.
Ama onca ağlayan çocuğun arasında günler geçtikçe o da ağlar oldu.
Bu belki zamanla düzene girerdi ama asıl konumuz gün boyu orada verilen hiç bir şeyi yememesiydi.
Evde oyun yaparak bir şekilde başarıyorduk yedirmeyi ama orada kimsenin böyle bir çaba gösterecek zamanı yoktu.
İlk 3 gün çok mutluydu, evde de öğretmeni ve arkadaşlarından güzel güzel bahsediyordu dili döndüğünce.
Sonra 'Kızım yarın yuvaya gidicekmisin' dediğimde 'Ama bırakırsın beni' diye cevap verince içim pek buruldu.
Üçüncü günün akşamı almaya gittiğimde boynuma öyle bir sarıldı ki..
Pek keyifsiz görünüyordu ve akşamına da grip belirtileri baş gösterdi.
Seneye belki deneriz ama şimdilik askıya aldık.